27 Kasım 2011 Pazar

Okumayı Düşündüklerim

Bu hafta "Okumayı Düşündüklerim" köşesinde seçtiğim kitaplar "derin kitap" yayınlarından. Hepsi birbirinden güzel, mutlaka okumalı!



Yeni Vampirin El Kitabı : Gecenin Yeni Yaratıklarına Kılavuz - Joe Garden


Vampir saplantısıyla çalkalanan günümüz popüler kültür dünyasında yanlış bilgiler kol geziyor. Yeni adım attığı sonsuz hayatın getirdiği sorunlara filmlerde ve romanlarda cevap arayan vampirler, sonunda için için yanan bir toz yığınına dönüşmekten kurtulamıyorlar. Peki, acemi bir ölümsüz olarak, varlığının en kanlı ve güzel safhasıyla ilgili doğru bilgi ve denenmiş teknikleri öğrenme konusunda kime güvenebilirsin? Tabii ki Yeni Vampirin El Kitabı’nın editörü, Vampir Miles Proctor’a! Bu mükemmel kaynakta neler mi var?



  • Vampir vücuduna tepeden tırnağa bir bakış: ölümcül düşmanları yenmek için yeni güçlerini kullanmanın, köpek dişlerine iyi bakmanın ve vampir cinselliğini keşfetmenin yolları;
  • Avını baştan çıkarma, sofrada numara yapma, diğer vampirlerle ilişki kurma ve dört yüz yıllık mali plan yapma yöntemleri;
  • "Yaşına" göre davranma, yıllar öncesinden tanıdığın bir insanla karşılaştığında uygulanacak taktikler ve destansı vampir çatışmaları ile başa çıkma üzerine ipuçları;
  • Topluma karışma ve medyadan (ve aynalardan) uzak durma hakkında yararlı bilgilerden, kendine uygun klanı bulma ve en son trendlere hâkim olmaya kadar pek çok konuda önemli tavsiyeler;
  • Yapıştırma defterlerinin büyüsü.
Ayrıca yararlı internet kaynakları, vampir işaretleri tablosu, acil ev ihtiyacı durumunda terk edilmiş binaların restorasyonu ile ilgili öneriler, Egemen Aileler rehberi, gece mantraları ve Miles Proctor’un yaklaşık beş yüz yıllık tecrübesini aktardığı kişisel hikayeleri…
Vampirliğe bilimsel ve ayakları yere basan bir yaklaşım! Sonunda! Vampirlik hakkında bugüne kadar hep geçiştirilmiş ya da yüzeysel olarak işlenmiş; ancak gerçek vampirler için çok önemli olmuş noktalar aydınlığa kavuşuyor.

Geceleri sokaklarda neler, nasıl oluyor, artık sır değil. Gece sizinle.

Elliot Allagash - Simon Rich

Seymour Herson, Manhattan’daki özel bir okul olan Glendale Lisesi’nin en silik çocuğudur. Çok çekingendir ve güçsüzdür; lakabı Toparlak ise dillere pelesenk olmuştur. Ama Seymour’un hayatı okula yeni gelen Elliot Allagash ile tanışınca tamamen değişir.

Elliot’ın sınır tanımayan suçları onu dünya çapında birçok okuldan attırmıştır. Ancak elinden geleni yapmasına rağmen Glendale’dan atılmamaktadır; babası okula fazlaca para bağışlamıştır. Sıkkın Elliot yepyeni bir hobi edinir: Seymour’ı okulun en gözde çocuğu haline getirmek.

Seymour ve Elliot, kısa bir süre sonra artık ayrılmaz bir ikili olur ve adım adım Elliot’ın planlarını uygulamaya başlarlar. Elliot’ın kurnaz planları, hırsı ve parası onların önünde teker teker her kapıyı açmaktadır. Bütün bu görkemli olaylar Seymour’un gözlerini kamaştırırken kendisini bir anda çözmesinin imkânsız olduğu bir sorunun içinde bulur.

Kurnazca örülmüş bu eğlenceli kitapta, paranın alabileceği her şeye ve alamayacağı bir iki şeye tanık olacaksınız.
13 yaşında bir çocuğun, parasını ve imkânlarını etkin şekilde kullanıp yetişkinlere yaraşır karmaşıklıkta kurnazca planlar yaparak bir başka çocuğun hayatını nasıl çarpıcı bir şekilde değiştirebileceğini hayretle ve keyifle okuyacak, çevrenize daha dikkatli bakacaksınız.

Melekler Sokağı - Sheila Roberts

“Sheila Roberts’ın zekice kurgulanmış romanı okuyanların kalbini ısıtıyor. Bu sürükleyici romanın gerçekçi karakterleri, kadınların hayatlarının farklı evrelerinde karşılaştıkları zorluklarla yüzleşmemizi sağlıyor.” 

“Heart Lake için yüreğinizi ortaya koyun!” İşte Emma, Sarah ve Jamie’nin başarmaya çalıştıkları bu: Heart Lake sakinlerinin her gün bir kişiye iyilik yapmalarını sağlamak. Ancak işler umdukları gibi gitmiyor! 

Emma, Material Girls Kırkyama Dükkânı’nda bu uğurda bedava battaniye dağıtırken neredeyse iflasın eşiğine geliyor. Sarah’nın Tatlı Şeyler Fırını’nda verdiği ücretsiz hamur işi kursları, en sevdiği biblosunun esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmasıyla kâbusa dönüşüyor. Jamie’nin Çikolata Evi’nde ise bir polisin, Jamie’nin kalbinin derinlerine gömdüğü duyguları yeniden alevlendirmesi işleri tatsızlaştırıyor. 

Melekler Sokağı aşk, sevgi ve dostluk üzerine insana kahkahalar attıracak bir roman. Ama özellikle, bir başkasını sevmeden önce kendimizi sevmek üzerine... Üstelik birbirinden leziz tarifler eşliğinde!




25 Kasım 2011 Cuma

İyi ki doğdun Renkli Kitap!





Aslında bunu söylemek için geciktim, çünkü Renkli Kitap'ın doğum günü 19 Kasım 2010 ama olsun Kasım ayı bitmeden kutlayalım dedim ben yine de;) İlk yazımda (Renkli Kitap...) heyecanla bu blogda yapmak istediklerimi sizlerle paylaşmıştım ve bir sene sonra görüyorum ki gerçekten istediklerimi yapabiliyor olduğumu hissetmek beni çok mutlu ediyor. Burada bugün itibariyle 119 izleyicim, facebook sayfamda ise 161 kişi beni takip ediyor ve daha bilmediğim başka kişiler de vardır belki de... bu gerçekten çok mutluluk verici bir olay. Birilerinin benim paylaştıklarımı okuması, izlemesi gerçekten beni çok mutlu ediyor. Benimle burada buluştuğunuz için hepinize çok teşekkür ederim, izleyenlere, blogger dostlarıma ve takip eden herkese... Birlikte daha nice kitaplarla dolu senelere!...


24 Kasım 2011 Perşembe

Ne Okuyorum?


Bir Agatha Christie okumanın tam zamanı dedim ve kütüphaneden aldığım bu kitaba başladım. Kara büyüyle işlenen cinayetlerden bahsediyormuş roman arka kapak yazısına göre, işte bu çok ilgi çekici ve anlaşılan farklı bir hikaye olacak. Dün gece yatmadan önce ilk bölümü bitirebildim ve hikaye gerçekten beni sardı ve çok ilginç bir başlangıçtı doğrusu. Hikayeyi anlatmaya başlayan karakter ve bir polisiye yazarı olan arkadaşı ilgi çekiciydi, eğer bir kitapta yazar(lar) varsa hikaye benim ilgimi çok çekiyor. Kitabı kısa sürede bitirmek istiyorum, umarım öyle olur;)





Bizim Kafenin Kızları - Laura Schaefer

Orijinal ismi: The Teashop Girls
Yazar: Laura Schaefer
Çeviren: Aslı Tümerkan
Yayınevi: epsilon
Tür: Gençlik romanı
Seri:
Birinci Kitap

Sayfa sayısı: 231

Tanıtım Yazısı: Neden umursadığımız şeyler değişmek zorunda? 


Hayatın her döneminde, değişim, yaşanması gereken bir durumdur ama kimi zaman insan alıştıklarından da vazgeçmek istemez. 

Annie Green için de vazgeçmek zor olur. İlk bakışta, çocukluğundan, arkadaşlarından, yerel bir işletme olan anneannesinin kafesinden vazgeçiş gibi görünen ama aslında sadece değişimin bir parçası olan farklılıkları kabul etmesi süreci onun için de sancılı geçer. 

En Mükemmel Çay - Annie Green Tarifi Su kaynatın ama çok uzun süre kaynamasın. 

Su kaynadıktan sonra bir süre bekletin. 
Dolu dolu bir yemek kaşığı kadar en sevdiğiniz çay yapraklarını çaydanlığa koyarak üzerine kaynattığınız suyu dökün. 
Yaprakların açılması ve demlenmesi için üç dakika bekleyin. 
Demlenen çayı önceden ısıttığınız ve en sevdiğiniz kupaya doldurun. 
Yudumlayın ve gülümseyin. 

Kapak Tasarımı: Tek kelimeyle şahane! Ben bu kapağı ilk gördüğüm anda büyülenmiştim, gerçekten çok sevdim. Bir gençlik romanı için renkli, sevgi dolu, capcanlı bir kapak olmuş, çok başarılı.

Yorumum: Bizim Kafenin Kızları çay sevgisiyle, sıcacık dostluklarla dolu capcanlı, kapağı gibi de rengarenk bir gençlik romanı. Gençlik romanlarını ne kadar sevdiğimden sürekli bahsedip duruyorum, bu kitap da son zamanlarda okuduğum en iyi gençlik romanlarından biri. Bu kitabı okurken çok keyif aldım, eğlendim, gülümsedim.

Bizim Kafenin Kızları Annie, Genna ve Zoe'nun bir Çay Güzelleri kulübü var, kitabın sonunda siz de bu Çay Güzelleri'nden biri olmak, Yaprak Kafe'de onlarla buluşmak istiyorsunuz. Yaprak Kafe ise gerçekten hayallerimi süsleyen bir mekan oldu. Yazar Kafe'yi o kadar güzel anlatıyor ki orada bulunmayı gerçekten isterdim!

Laura Schaefer'ın dili sade ve karakterler arasındaki ilişkileri yaratma konusundaki başarısı takdir edilesi. Akıcı bir roman olduğu için kolay okunuyor, aslında bir oturuşta rahatlıkla bitirebilirsiniz bu harika romanı. Ama unutmamanız gereken bir şey var; bu kitabı okurken mutlaka bir bardak çay alın yanınıza;)

"Bir yudum çay, çökmüş ruhları zevke kavuşturur; rüyalardaki mutluluğun bile ötesine götürür insanı." JOHN MİLTON
Puanlama: 




18 Kasım 2011 Cuma

Bugün Neler Yapıyorum?

Herkese günaydın!
Bugün izin günüm işe gitmiyorum, o yüzden biraz geç kalktım daha kahvaltımı etmeden bloga yazasım geldi=) Dün biraz rahatsızdım, sanırım üşüttüm o yüzden bugün evde dinlenmek istiyorum, ama dinlenirken boş durmayacağım, bakalım neler yapacağım=)


Ben bugün Bizim Kafenin Kızları'nı okumaya devam edeceğim, şu an sayfa 111'deyim ve aslında kitabı bitirmek istiyorum, çünkü hemen yeni bir kitaba başlamak çok güzel olur. Gerçi bu kitap da o kadar keyifli ki... keşke devamı olsa.


Her Yönüyle Roman Yazımı'nı ara ara okuyorum, bugün de biraz okursam çok güzel olacak. Okurken önemli yerlerin altını çiziyorum, defterime not alıyorum. Yazar olmayı düşünenler için gerçekten çok faydalı ve güzel bir kitap!




Bugün artık daha fazla erteleme yapmayı bırakacağım ve yazma çalışmalarıma başlayacağım. İyi bir yazar olabilmek için bol bol yazma çalışması yapmalıyım. Üniversitede bu konuda öğrendiklerimi pratiğe dökmeliyim. Aklımda güzel fikirler var;)



İşte bugünkü planlarım böyle, huzurlu ve dolu dolu bir gün olsun istiyorum=) Siz neler yapıyorsunuz bugün ya da bu hafta sonu?





17 Kasım 2011 Perşembe

Ne Okuyorum?


Bu kitabı onu ilk gördüğüm andan beri alıp okumak istiyordum, şimdi D&R'da indirimde görünce hemen aldım ve okumaya başladım. İyi ki de almuşım! O kadar keyifli ve güzel bir gençlik kitabı ki, bayıldım. Ben genç edebiyat okumayı çok seviyorum ve çoğunlukla tercihlerimi o yönde yapmaya çalışıyorum (hatta bununla ilgili bir yazım vardı: Genç Edebiyat - Young Adult (YA) ve Yayınevleri ) bu kitabı da o yönde gerçekten çok başarılı buldum. Kitabı okuduğumu twitter'da yazdığımda yazarı beni izlemeye aldı, gerçekten çok tatlı bir insan. Bakalım kısa sürede bitecek gibi gözüküyor; aslında bir oturuşta da bitirebilirsiniz ama ben iş yoğunluğundan uzatıyorum hep okumayı şu sıralar;)


Julie & Julia - Julie Powell

Orijinal ismi: Julie and Julia
Yazar: Julie Powell
Çeviren: Özgü Çelik
Yayınevi: Pegasus
Tür: Romans, Drama
Sayfa sayısı
: 319


Tanıtım Yazısı: 'Bir kadının heyecan, tatmin ve mükemmel lezzet arayışını anlatan bu harika romanın hayranı olacaksınız.'
—COSMOPOLITAN

'BİR ZİYAFET, BİR YOLCULUK VE BİR MUCİZE.'
—Elizabeth Gilbert, Ye, Dua Et, Sev'in yazarı

'Karşı konulamaz.' -Philedelphia Inquirer

'Muhteşem.' -Entertainment Weekly

'Enfes.' -USA Today

'Powell, Chris Rock'ınki gibi bir komedyen yeteneğine sahip ve mutfağını anlatırken, kendinizi gülmekten alamayacaksınız. Sıradışı dürüst ve çok keyifli.' —CeCe Sullivan, Seatle Times

'Enfes… Okuyucular aşçılıkla ilgili olan her şeye, Julie Powell'ın uzmanı olduğu ve ilham verdiği yaşam tarzına derinden bir ilgi duyacak.' —Carol Memmott, USA Today

'SİZİ KAHKAHALARA BOĞACAK DERECEDE EĞLENCELİ.' —Clea Simon, Boston Globe

'GERÇEKTEN MÜKEMMEL BİR KİTAP.' —Lauren F. Winner, Washington Post

Kapak Tasarımı: Kapakta kitabın filminden iki sahne var, Merly Streep ve Amy Adams'ı görüyoruz, her ikisi de gülümsüyor bizlere. Bence gerçekten çok hoş bir kapak tasarımı zaten kitabı görür görmez dikkatimi çekti ve ben de alma isteği uyandırdı.

Yorumum: Julie & Julia biri yemek yapma konusunda ustalaşmış ve kitap yazmış diğeri de bu kitaptaki her yemeği bir sene içinde yapmayı kafasına koyan, bununla ilgili bir blog yazan ve sonunda meşhur olan bu kitabın yazarı Julie Powell ile ilgili. Gerçek bir hikaye oluşu bu kitabı daha da ilginç kılıyor, okuyucuyu daha bir meraklandırıyor.

Başlarda kitaba alışmak zor oldu benim için, ama sonra okudukça Julie Powell'ın diline alıştım  ve Fransız yemek tarifleriyle birlikte deneyimlerini zevkle okudum. Kitabın içinde birçok gönderme var ve benim için bunlardan en ilgi çekici olan yazarın Buffy The Vampire Slayer tutkusuydu. Ben bu dizinin hayranlarından biriyim ve yazarın arada yaptığı göndermeler çok hoşuma gitti.

"Islak tarhun yapraklarıyla vakit harcamak beni öyle sinir etti ki işim bittiğinde küçük kapları/ mise en place kaselerini tekrar buzdolabına atıp gittim, Xander'ın bir iblis tarafından ele geçirildiği bölümle Giles'ın son derece seksi yeniyetmelik haline geri döndüğü, bundan kurtulmak için Buffy'nin annesiyle seviştiği bölümü art arda seyrettim."

İşte bu gibi detaylar beni hem güldürdü, hem eğlendirdi. Kitabın karakterleriyle kendini özleştirmek çok keyifli br duygu. Julie mutfağında Fransız yemekleriyle boğuşurken yaşadığı stresi, sevinci onunla birlikte yaşamak çok keyifliydi.

Bu kitap D&R'da indirimli olarak satılıyor ve gerçekten çok uygun bir fiyata edinebilirsiniz.

Puanlama:




12 Kasım 2011 Cumartesi

Ne Okumalı?

Bu benim çok okumak istediğim bir kitap. Bugün kitapçıda gördüm ama alamadım, bir taraftan da aklım onda kaldı. Gerçekten çok ilgi çekici ve seveceğimi düşündüğüm güzel bir kitap; konusunu bir okuyun, bakalım siz de beğenecek misiniz?

Gökyüzünün Üzerinde 3 Metre
Federico Moccia

İtalya'da aşkın kalemi olarak tanınan Federico Moccia, ilk aşka, ilk öpücüğe ve ilk ihanete dair güzel bir masal anlatıyor. Dirty Dancing, Grease gibi filmleri özlemle anan, ilk aşkını unutamayanlar için sonbahar günlerini ısıtacak bir öykü Gökyüzünün Üzerinde Üç Metre. Yakışıklı Step ve güzeller güzeli Babi fonda romantik İtalya sokaklarının olduğu bir resmin kimi zaman güldüren, kimi zaman ağlatan iki yüzü olarak okuyucuyla buluşuyorlar. 
Yıl 1992. Federico Moccia bir hikâye anlatmaya karar veriyor.

Gençlikle, eğlenceyle, umut ve aşkla, arkadaşlık ve hayalkırıklıkları ile dolu günlerinin içinden geçen bir hikâye bu. Eserini birçok yayınevine gönderiyor, büyüklü, küçüklü. Çoğu cevap vermiyor, diğerleri ise 'yayın tarzlarına uymadığını' söylüyor. Ama yazar kitabına inanmaktan vazgeçmiyor.

Hikâyesini seviyor ve paylaşmak istiyor. Kişisel imkânlarını zorlayarak, Ventaglio adlı yayınevine kitabın 3.000 kopyasını bastırıyor ve bu kopyalar çok kısa bir sürede tükeniyor.

Basılı kopyalar bitince Gökyüzünün Üzerinde Üç Metre senelerce Romalı gençler arasında fotokopisi çekilip yayılarak, gerçek bir kült haline geliyor. Sadece gençler de değil, ebeveynler ve öğretmenler de, çocukları ve öğrencileri tarafından kutsal bir obje gibi saklanan bu kitabı merak edip okuyorlar. 

Yazılmasından yaklaşık on yıl sonra, 2004'te eser Feltrinelli Yayınevi tarafından yayınlandı. Kitap 2004'te edebi bir olay haline geldi. İtalya’dan başlayarak tüm Avrupa’yı saran kült roman tanıtımlar, toplantılar, tartışmalar derken filmlere ve müzikallere konu olacak, yaşam tarzından, sokak diline her şeyi etkileyecekti. 


11 Kasım 2011 Cuma

Kitap Ayracı #12

Herkese merhaba!

Kitap Ayracı'nda bu hafta da birbirinden sevimli ayraçları paylaşıyorum sizlerle! Hepsi etsy'den, altlarındaki linklerden ulaşabilirsiniz;)
















30. ULUSLARARASI İSTANBUL KİTAP FUARI


Bu yıl 30. düzenlenecek olan Uluslararası İstanbul kitap fuarı 12 Kasım'da okurlara kapılarını aralıyor. Geniş bir etkinlik yelpazesinin yer alacağı fuar 9 gün sürecek olup 20 Kasım'da saat 19:00 da sona erecek. Ben İstanbul'da oturmadığım ve yoğun bir iş hayatım olduğu için ne yazık ki katılamıyorum bu harika olaya, ama orada olmayı gerçekten çok isterdim; neyse artık Tüyap Bursa Kitap Fuarı'na katılacağım ben de=) Eğer siz İstanbuldaysanız kaçırmayın derim ben.




10 Kasım 2011 Perşembe

Ön Okuma: Küller - Ilsa J. Bick

Küller ön okuması az önce bitti, Alex'le tanıştım onun hayatına kısa bir göz attım ve şimdiden kitabı alma isteği oluştu ben de. Hikayenin aşağıda da alıntıladığım konusuna baktığınızda eminim sizin de içinizden kitabı bir an önce almak gelecek. Genç edebiyat alanında harika yapıtlarla bizi buluşturmaya devam ediyor DEX Yayınları; Küller kesinlikle okunmalı.


Dünyanın sonu yarın gelecek olsaydı?

Bir elektromanyetik darbe dalgası çakar gökyüzünde; tüm elektronik aygıtlar parçalanır, bilgisayarla çalışan tüm aletler yok olur ve milyarlarca insan o an, oracıkta ölür.

Hayatta kalan bir avuç insandan biri olan Alex, ölmüş anne babasına ve geçmişte kalan yaşamına veda eder. Çıktığı zorlu yolculukta, Afganistan’dan yeni dönmüş genç bir asker olan Tom ve büyükbabasını elektromanyetik darbede kaybetmiş olan sekiz yaşındaki Ellie ile karşılaşır.

Bu küçük grup ve hayatta kalan diğerleri için şimdi tüm mesele, yiyecek ve barınak bulmak, kime güveneceklerini iyi bilmek, darbe sayesinde kazandıkları güçleri iyi kullanmak ve bir de kimin insan, kimin artık “değişmiş” ve bir zombiye dönüşmüş olduğunun ayırdına varmaktır.

Her an bizim dünyamızın da başına gelebilecek bir felaketten sonrasını anlatan Küller, okurların elinden düşmeyecek, zaman zaman da kanını donduracak bir serinin ilk kitabı.



9 Kasım 2011 Çarşamba

Okumayı Düşündüklerim

Henüz alamadım ama bu kitapları okumayı o kadar çok istiyorum ki! Dizinin birkaç bölümünü izledim ama sonra izlememeye kitapları okumaya karar verdim, çünkü duyduğuma göre kitaplar diziden çok çok daha iyiymiş ki ben de kitaplara her zaman öncelik veririm. Ayrıca kitap kapaklarına da bayıldııımmm=)) Umarım en kısa zamanda bu kitapları edinebilir ve okuyabilirim!


Taht Oyunları / Buz ve Ateşin Şarkısı I


EPSİLON YAYINEVİ


Yazların on yıllar, kışların bir insan ömrü sürebildiği diyarda, dehşetli ve soğuk zamanlar yaklaşmaktadır. Kışyarı'nın kuzeyindeki buzul topraklarda, Yedi Krallık'ı koruyan Sur'un ötesinde tehditkâr doğaüstü güçler toplanmaktadır. Savaşın tam ortasında, doğdukları topraklar kadar sert, boyun eğmez Starklar vardır. Acımasız soğuğun hüküm sürdüğü kuzeyden, uzak güneydeki sıcak zevk yurduna uzanan, leydiler, lordlar, savaşçılar, büyücüler ve katillerle dolu öykü, korkunç kehanetlerin işaret ettiği bir devirde başlamaktadır. Komplo, trajedi, ihanet, zafer ve dehşet dolu olayların ortasında Starklar'ın, dostlarının ve düşmanlarının kaderi bıçak sırtındadır. Hedef, en ölümcül savaş olan taht oyununda muzaffer olmaktır. 
George R. R. Martin türünün sınırlarını zorladığı Taht Oyunları ile bir şaheser ortaya koyuyor. Dünyanın dört bir yanındaki fantastik edebiyat okurlarını kesinlikle memnun edecek epik serinin ilk cildi gizem, entrika, aşk ve macera dolu sayfalarıyla büyülüyor. 


Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor.Robert Jordan 


Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı. 
Anne McCaffrey 


Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser. 
Marion Zimmer Bradle 


Döneminin başat fantastik kitabı Okumamak mümkün değil. 
The Denver Post 


George R. R. Martin en iyi bilim kurgu yazarlarımızdan. Taht Oyunları da onun en iyi kitaplarından biri. 
Raymond E. Feist 


Hem romantik hem gerçekçi. 
Chicago Sun-Times 



Kralların Çarpışması Kısım I / Buz ve Ateşin Şarkısı II


EPSİLON YAYINEVİ


Krallar çarpışırken tüm diyar titrer... 


George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor. 


Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir... 


"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor." 


The Denver Post 


"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından." 


Katharine Kerr 


"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor." 


Robert Jordan 


"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı." 


Anne McCaffrey 


"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser." 


Marion Zimmer Bradley 



Kralların Çarpışması Kısım II / Buz ve Ateşin Şarkısı II


EPSİLON YAYINEVİ


Krallar çarpışırken tüm diyar titrer... 


George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor. 


Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir... 


"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor." 


The Denver Post 


"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından." 


Katharine Kerr 


"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor." 


Robert Jordan 


"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı." 


Anne McCaffrey 


"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser." 


Marion Zimmer Bradley






6 Kasım 2011 Pazar

Kitap Günlüğü Defterim



Uzun zaman önce Moleskine'in Passions serisine ait olan Book Journal'ını almak istiyordum. Hem biraz pahalı olmasından hem de biraz da kararsızlıktan bir türlü alamadım ama sonra bir fikir geldi, neden ben kendi kitap günlüğümü yaratmıyordum ki? Sonra araştırmaya başladım, bir kitap günlüğünde neler olmalıydı? Başta Moleskine Book Journal olmak üzere diğer bulduğum bazı sitelerden notlarla kendi kitap günlüğümü oluşturdum. 

Bilgi edindiğim sitelerin linkleri şöyle; (hepsi İngilizce)






Bütün bunları okuduktan ve Moleskine Book Journal'ın da içindeki başlıkları öğrendikten sonra bir sürü not aldım, başlıklar yazdım. Kendimce bir eleme yaptıktan sonra şu başlıklarda karar kıldım;

Kitabın Adı:

Yazar:

Çeviren:

Yayınevi:

Tür:

Seri:

Sayfa Sayısı:

Kitaba Başlama Tarihi:

Kitabı Bitirme Tarihi:

Kapak Tasarımı:

Karakterler:

Yorumum:

Alıntılar:

Notlar:

Puanlama:

Bu başlıkları hazırladıktan sonra iş defter seçmeye geldi. Ben kırtasiye ürünlerine çok meraklıyım, sık sık alış veriş yaparım, bundan daha önce de bahsetmiştim; o yüzden elimde hali hazırda çok güzel defterler vardı, içlerinden bu işe en uygun olanı seçtim ve yazmaya başladım.

Bu blogda zaten bir çeşit kitap günlüğü tutuyorum ama ben yazı yazmayı çok severim, elimde somut olarak tuttuğum bir günlük de olsun dedim. Hem o kadar zevkli ki; kitap okurken yanımdan ayırmıyorum, post-itlere notlar alıp defterime yapıştırıyorum, arada düşüncelerim değişince silip baştan yazıyorum; bu gerçekten çok keyifli! Ve işte size birkaç fotoğraf=))




Belki bu yazımdan sonra siz de bir günlük tutmak istersiniz, eğer böyle birşey yapıyorsanız ya da yaparsanız düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın=)


4 Kasım 2011 Cuma

Ne Okumalı?


İşte bunu kesinlikle okumalı! 
Ben Death Note animesini uzun süre önce izlemiştim ve açıkçası en beğendiğim animelerden biridir, müthiş bir kurgu, inanılmaz bir hikayeye sahip olan Death Note/Ölüm Defteri bence herkes tarafından okunmalı. Çeşitli nedenlerden (buraya yazmıyorum ki spoiler olmasın) manganın sonu benim daha sevdiğim bir şekilde bitiyor yalnızca bunu biliyorum ama öğrenmek için en kısa zamanda okumalıyım! 5 Kasım'da 4 cilt aynı anda raflarda! www.arkadas.com.tr adresinde ön siparişe açıldı bile... 4 Kasım'dan itibaren kargoya verilecek. 9,50 TL.


2 Kasım 2011 Çarşamba

Ne Okuyorum?


Julie & Julia'ya pazar akşamı başladım ve şu an 80. sayfadayım. Kitap şimdilik iyi gidiyor, ben filmini izlemeyi çok istemiştim ama bir türlü izleyememiştim iyi ki de öyle olmuş, çünkü filmini izlemeden kitabı okumayı her zaman tercih ederim. Kitap kolay okunuyor, kısa sürede bitecek gibi gözüküyor, şimdi çayımı alıp okumaya devam edeceğim=)