30 Mart 2013 Cumartesi

KAFT Tasarım


Ben tişört giymeyi çok seven bir insanım. Özellikle değişik tasarımlara; beğendiğim kitaplarla, yazarlarla, dizilerle filmlerle... ilgili farklı tasarımlı tişörtlere bayılıyorum. O yüzden Salı günü KAFT'tan aldığım mail çok ilgimi çekti ve hemen websitelerine girip, tasarımlarını inceledim. Tasarımlarının hepsi birbrinden güzeldi ama özellikle bir tanesine vuruldum diyebilirim ve tabii ki hemen siparişimi verdim;)


Siparişim bana belirtilen tarihte yani Perşembe günü elime ulaştı. Gerçekten çok hızlı bir alışveriş olması beni çok mutlu etti, 2 gün gibi kısa sürede gelen bir internet alışverişi kimi mutlu etmez ki =)


Ve işte o muhteşem tişörtüm ^o^ Gördüğünüz üzere Edgar Allen Poe! POE, Onur Can Çoban tasarımı ve elime aldığımda yumuşaklığıyla bir kez daha vuruldum tişörtüme diyebilirim. Güzellik kaliteyle birleşince daha bir mutlandırıyor insanı ^.^


Kısacası KAFT'a çok teşekkür ediyorum. KAFT ekibi başarılı bir çıkarmışlar, ben çok memnun oldum. Ayrıca yalnızca tişört değil, farklı tasarımları da var, hepsi beğenilesi ^o^

KAFT tasarımlarını incelemek isterseniz, ulaşabileceğiniz yerler:





Şimdi ben tişörtümü giyip biraz Poe okuyayım ^.^



28 Mart 2013 Perşembe

Kütüphane Haftası Bitmeden...


Sadece kitap! =)


Yazıyorum, yazıyorsun, yazıyorlar...

Bu sene aldığım kararlardan biri "yazmaya" daha fazla vakit ayırmak, hatta Kasım ayında NaNoWriMo'ya da katılmayı düşünüyorum, bu benim için büyük bir fırsat ve faydalı bir etkinlik olacak. NaNoWriMo hakkında bilgisi olmayanlar için kısa bir bilgi verecek olursak; bu her sene  Kasım ayında düzenlenen ve bir ay süren bir yazma etkinliği, hatta açılımı National Novel Writing Month (1 - 30 Kasım) daha fazla bilgi için: http://www.nanowrimo.org/.

Bir edebiyat mezunu ve kitap tutkunu biri olarak tabii ki en sevdiğim şeylerden biri yazmak. Ama yazmak eline kalemi almak kadar kolay bir şey değil. Yıllarca okuduğum bir çok kitap, özellikle de öğrenimim sırasında okuduklarım, incelediğim eserler ufkumu açmakla kalmadı aynı zamanda "yazma"nın düünceleri kaleme almanın ne kadar zor olduğunu gösterdi.

Ben yazmanın çok fazla okuma ve pratik gerektirdiğine inanıyorum. Tabii ki sevdiğim türlerde kitap okumak kadar yazma teknikleri ve öğretileri üzerine de yazınlar okumayı seviyorum. Bu türde çok faydalı gördüğüm kitaplar var ama aynı zamanda internette de çok başarılı siteler ve bloglar var, bunları takip etmek keyifli olduğu kadar faydalı da.

Tabi ki bu alanda başarılı olabilmek için de "vakit" büyük bir önem taşıyor. Hayat meşgaleleri çoğu zaman yapmak istediklerimizden alıkoyuyor bizi, ben hem çalıştığım hem de evli olduğum için ilgilenmem gereken birçok uğraş oluyor hayatımda. Tabii ki bu uğraşlar hayatımızda önemli bir yere sahip ama "vakit" her ne kadar önemli bir zorluk olsa da birçok zaman başarmak istediklerimiz için aslında yarattığımız en önemli bahanelerden biri o. Bahane yaratmak kolay ama eyleme geçmek zordur. "Procrastination" bu bağlamda sevdiğim bir kelime, "oyalama, erteleme, geciktirme" diyebiliriz tam olarak.

Sonuç olarak, başarmak istemek yetmiyor eyleme geçmek lazım =) Bir yerden başlamak, ilerleme kaydetmek için önemli. Ben de buna inanarak kendi vaktimi yaratacağım, yazmaya, bol bol yazmaya devam edeceğim =)

Bu arada ne yazık ki benim okuduğum bölümden (ya da benzeri bölümlerden) mezun olanlar ya da yazmak, yazar olmak isteyenler için de (belki de başka mesleklerde de olduğu gibi) birçok fırsat İstanbul'da. Yazma atölyeleri, yaratıcı yazarlık kursları, editoryal meslekler, yayınevleri ve daha nicesi için İstanbul her zaman merkezi bir nokta. Bu da ülkemizin önemli bir sorunu. Farklı bazı büyük şehirlerde de benzeri fırsatlar olabilir ancak ne yazık ki merkez olarak İstanbul diyebiliriz. Ben eğitimimi İstanbul'da aldığım ve bir dönem orada yaşadığım için de bu farkı gözlemleyebiliyorum. Aslında bu konuda yazılacak, söylenecek çok şey var ama konu dışına çok çıkmadan, dilerdim ki eşit iş ve eğitim fırsatları herkes için olsun ama olmasa da bu da bir engel değil, her zaman çalışmak, çaba göstermek bence çok daha önemli ;)

Blogumu takip eden birçok kitapkurdu eminim benim gibi yazma tutkusuna sahiptir, kimi zaman kendimiz için yazmak, kimi zaman da başkalarının yazdıklarımızı sevmesini istemek güzel bir duygu. Başarmaksa, o kadar zor olmasa gerek ;)


26 Mart 2013 Salı

Kırtasiye: Monami Aqua Plus Kalem İncelemesi



Hem kırtasiye yazılarıma, hem de videolarıma bu inceleme videosuyla geri dönüş yapıyorum ^o^ Video'da bahsettiğim üzere kalemlerin diğer renklerini de görebilmeniz için internette bulduğum bu resmi de sizlerle paylaşıyorum ;)




25 Mart 2013 Pazartesi

Kitap Alışverişi



Bir kitapkurdu'nun kitap okumak kadar sevdiği bir şey varsa o da kitap alışverişi yapmak değil midir? Birçok kişi böyle söylüyor ve açıkçası ben de onlara katılıyorum. Ancak kitap alışverişi yapmak da kişiden kişiye değişiyor; kimisi okudukça kitap alır, kimisi her kitapçıya gidişinde, kimisi her internete girişinde... ve belki de daha da artırabiliriz bu örnekleri. Bana gelince ben sık sık kitap alanlardanım, özellikle kitapçılara ya da sahaflara uğradığımda dayanamıyorum ve hiç aklımda olmayan kitapları alıyorum. Ya da kitapçılar indirim yaptığında dayanamıyorum, kitap almamam gerekse de o indirimleri kaçırmamam gerektiğini düşünüyorum ve sonuç: torbalar elimde çıkıyorum :) Bu tabii ki hem keseye zarar hem de okuma alışkanlığıma. Özellikle okunacak kitapların sayısının artması sıkıntı yaratıyor, okunacaklar biriktikçe birikiyor ama ben kitap almaya devam ediyorum =) 

En güzeli, en sevdiğim aylık kitap alışverişi yapmak =) O ay okunacakları alıp, okuyup daha sonra bir daha ki ay için okuma listesi hazırlamak ve alışveriş yapmak. Ne yazık ki ben bunu uygulayamıyorum çünkü bu kitap alışverişi tutkum sayesinde elimde okunacak bir sürü kitap var.

Daha önceleri video çekiyordum, blogumu takip edenler bilir; yaptığım kitap alışverişlerini, okumayı düşündüklerimi paylaşıyordum. Özellikle bu videolar bana çok keyif verdiğinden de bol bol alışveriş yapmışlığım oldu =) Ama dediğim gibi elimde okunacakların kitapların birikmiş olması da bu videolardan vazgeçmeme neden oldu. Bir süre önce bahsetmiştim artık video çekmeyeceğimden; bilemiyorum bazen özlüyorum, çok keyifli bir heyecan oluyordu, belki alışveriş olarak değil de yine okuyacaklarımı paylaşmak için tekrar başlarım, ne dersiniz? ^o^

Kısacası kitap okumak kadar kitap alışverişi yapmak da çok büyük bir keyif ama işin ucunu kaçırmamak lazım. Bu nedenle ben bir süredir (kitap fuarı hariç) kitap alışverişi yapmamaya çalışıyorum. Çünkü önce elimdeki kitapları bitirmek sonra da yukarıda verdiği örnekteki gibi okudukça kitap almak istiyorum (aylık, haftalık.. gibi). Ama tabii ki bir taraftan da okunacaklar listesi her internete girdiğimde (bloglarda gezinirken, kitap sitelerine bakarken...) ya da her kitapçıya gittiğimde not aldıkça ben uzuyor =) 

Sizin kitap alışveriş alışkanlığınız nasıl?


22 Mart 2013 Cuma

Cozy Mystery

Şu sıralar çok şey okumak isteyip, hiçbir şey okuyamadığım bir dönemdeyim. Biraz sıkıntılı zamanlar da geçirdim, o nedenle okuma düzenim de bozuldu sanırım ondan da kaynaklanıyor bu kararsızlığım. Chick-lit okumayı pek sevdiğimi blogumu takip edenler biliyordur; eğlenceli, romantik, kahkaha attıran, elinizden bırakamayıp bir kerede bitirebileceğiniz okuması oldukça kolay sevimli romanlar bunlar. Ben de dönem dönem güzel chick-litleri okuyorum, bugün de biraz araştırayım bakalım yeni neler varmış diye goodreads'te gezinirken birden "cozy mystery" türüne denk geldim. Ne zamandır aklımdaydı şu türe de bir el atayım diyordum ama hep unutuyordum, şimdi denk gelince birkaç tane kendime seçeyim, deneyeyim bu türü dedim. Bu zaten yukarıda gördüğünüz kapaklardan da anlaşılacağı üzere gizemli hikayelerin eğlenceli chick-lit türüyle buluşmuş hali. Bir de böyle sevimli kapaklar yapıyorlar ya bayılıyorum =D Aslında kitapçılarda pek denk gelmedim, gerçi genelde farklı türlerde alışveriş yaptığım için algıda seçicilik kaynaklı bir denk gelmeme olabilir bu ama bu hafta sonu bir gidip bakacağım bakalım Türkçe'ye çevrilenler var mı?=) Şimdi internetten ebook formatında da almayı düşünüyorum biraz araştırayım.

Okunacaklar listesi uzadıkça uzuyoooorr... =)


20 Mart 2013 Çarşamba

Kitap Okumak...


Bugün facebook'ta Fantastik Kitap Serileri'nin paylaştığı bu resim / alıntı çok hoşuma gitti, tamamen benim de düşüncelerimi yansıtıyor.

18 Mart 2013 Pazartesi

GFC Gider, BlogLovin Gelir...


Blog yazmanın belki de en zevkli, en eğlenceli ve mutlu eden yanı hiç tanımadığınız birilerinin sizi takip ediyor olduğunu bilmek ve görmek. Bu küçücük kutu blogumun sağ tarafında yer alıyor ve yavaş yavaş bu sayının çoğaldığını görmek beni hep mutlu etmiştir. Google Friend Connect (GFC) aslında tek seçenek değil bu konuda ama sonuçta blogger'da yazıyorum ve blogger'ın bir parçası olan GFC'yi kullanmak kullanışlı oldu benim için. Hem beni takip edenleri görmek hem de benim de takip ettiğim kişileri bu listeye eklemek kolaylıktı benim için. Bir kaç gündür de malumunuz bloglarda GFC'nin kalkacağı haberleri dolaşmaya başladı, bunun üzerine birçok kişi BlogLovin'i tavsiye etti; ben de bunun üzerine BlogLovin'e üye oldum ve takip ettiğim siteleri oraya aktardım.


Bu "Follow this blog" butonunu da blogumun sağ tarafına koydum ki beni takip etmek isteyenler de buradan takip edebilsin. 

BlogLovin'i çok incelemiş değilim açıkçası, çünkü ben hala Google Reader'dan takip ettiğim sitelere bakıyorum ama kurcaladıkça daha iyi öğreneceğiz bakalım, şimdilik işe yarar gözüküyor. Eğer sizde Google Reader'ı kullanıyorsanız, takip ettiğiniz siteleri yedeklemeyi unutmayın;) Şimdilik Temmuz'a kadar vakit var;)

16 Mart 2013 Cumartesi

Hafta Sonu Planları


Bunların yanına bir de dizi ve film izlemeyi de ekleyebiliriz. Hepimiz için güzel bir hafta sonu olsun.



13 Mart 2013 Çarşamba

Bu gece...


Yine topladım kitaplarımı, seçtim yeni düzenlediğim kitaplığımdan, sanki hepsini bir gecede okuyabilirmişim gibi.

Kitap Serileri


Geçen gün tumblr'da bu resme denk gelince tamam işte bu ben dedim =D Cidden tam bir seriye başlıyorum, kitaba ayılıp, bayılıyorum sonra bir sonraki kitap için sabırsızlıkla bekliyorum ama o gün gelip çattığında yeni kitabı elime alınca bir önceki kitapta neler olduğunu hatta bazı karakterleri bile hatırlayamıyorum=P Tabii ki bu her zaman olmuyor ama özellikle seriye uzun bir ara verildiyse bu durumla karşılaşmamak elde değil ;)


10 Mart 2013 Pazar

11. Tüyap Bursa Kitap Fuarı'ndan Aldıklarım


Fuardan dönerken...

Fuarla ilgili bir önceki yazımda da belirttiğim üzere bu sene pek fazla kitap almadım, bunun öncelikli nedeni tabii ki elimde okunacak kitapların çok olması bir diğer nedeni de biraz daha bilinçli alışveriş yapmam. Önceki senelerde okuayacağımı düşündüğüm birçok kitabı indirimin de etkisiyle çantaya atıyordum ama bu sene indirimlerin etkisinde kalmadan yalnızca kitaplığımda mutlaka bulunmasını ve bu sene içinde okumayı istediğim kitapları aldım. Özellikle artık tabletimin de olması bazı kitapları ebook formatında okumama neden oluyor, o nedenle kitap alırken biraz daha seçici olmaya çalışıyorum. Yine de en öncelikli neden tabii ki kitaplığımdaki okunmayı bekleyen kitapların fazlalığı;) 

Bakalım neler almışım?


İlk alışverişimi İthaki'den yaptım. Aklıma koyduğum, kesin almak istediğim kitaplar vardı ve çok da güzel bir indirimle onlara kavuştum.


Bu aldıklarımın incisi ^o^ Aklıma koyduğum, en çok istediğim kitap buydu. Dave McKean'i çok severim, özellikle Neil Gaiman'la yaptığı çalışmalarına bayılıyordum burada da Ray Bradbury kitabı olması ayrı bir hoşuma gitti.


Neil Gaiman koleksiyonum büyüyor ^o^ Ülkemizde yakın bir süre önce çıkan ODD ve Ayaz Devleri'ne de sonunda sahip oldum.


Ara Dünya Neil Gaiman'ın tamamiyle aklımdan çıkmış bir çalışmasıydı, İthaki standında görünce de hemen kaptım tabii ki.


Her sene mutlaka NTV Yayınları'ndan birşeyler alırım. Aslında aklımda bir iki kitap vardı ama onları sonra almak istiyorum, sonra öyle standa bakarken birden eski NTV Tarih dergilerini görünce pek bir sevindim. Ben bu Aralık sayısını çok istemiştim ama alamamıştım, kaçırmıştım şimdi görünce hemen kaptım tabii ki. İndirimli fiyatı 5TL idi ve takvim hediyesi de pek bir güzelmiş ^o^


Bu arada NTV Yayınları'nın çantalarına bayılıyorum, bunları biriktiriyorum ben her sene, kitap/kütüphane çantası olarak kullanıyorum ;))


Sonuncu yayınevimiz de gördüğünüz üzere Martı Yayınları. Burada da almayı çok istediğim / kafama koyduğum bir kitap vardı =)


Hasat Avı Ayın Kızkardeşleri serisinin ülkemizde çıkan son kitabı. Ben Bursa'da indirimli olarak (15 Tl'ydi) bulmuştum ama burada 10 TL olduğunu görünce çok mutlu oldum (gerçi aksi de olsaydı alacaktım =) ) Sonra Kitap Hırsızı hiç aklımda yoktu ama onunda fiyatının 10 TL'ye indiğini duyunca hemen kaptım=) O da böylelikle fuarın sürprizi oldu bana.

En başta da dediğim gibi fazla kitap almadım, az ama öz oldu benim için ;) Şimdi çok mutluyum, hepsini bir an önce okumak istiyorum ^o^





11. Tüyap Bursa Kitap Fuarı


Yılın benim için en mutlu zamanı geldi, Tüyap Bursa Kitap Fuarı dün başladı! Ben de dün sabah erkenden yollara düştüm tabii ki ^o^ İyi ki de öyle yapmışım, çünkü 10'da başladı fuar ben 11 gibi oradaydım ve aşırı kalabalık olmadan rahat rahat gezdim. Bu sene önceki senelerden farklı olarak yalnızca 1 kez gitmeyi düşündüğümden fuar salonlarını 3-4 defa iyice gezdim, notlar almıştım özellikle atlamamam gerek yayınevlerini onlara da dikkatle baktım. Aslında ben hiç şu ana kadar liste yapmadım fuarlara giderken, bu seferde yapmadım ama en azından kitap almayı düşündüğüm yayınevlerini not almak iyi oldu benim için. Çünkü fuarda insan kendini kaybediyor, atladığınız yerler olabiliyor veya hiç aklınızda yokken fazla harcama yapabiliyorsunuz. Bundan sonraki yazımda neler aldığımı paylaşacağım ve siz de orada göreceksiniz gerçekten az kitap aldım. Bu sene daha bilinçli hareket ettim ama cidden fuarda öyle güzel kampanyalar oluyor ki aslında fazla harcama bile yapsanız çok kâra geçiyorsunuz;)

Fuar alanını seviyorum ben, Bursa merkezde değil tabii ki ama terminal yolunda olduğu için ulaşım rahat, ben servis kullanmadım ama servis imkânın olması da çok güzel.

Fuarda etkinliklere katılacak vaktim yok ne yazık ki ama iş güç olmasaydı hergün giderdim, çok güzel etkinlikler var;)

Standlar her zamanki gibi göze hitap ediyordu, çalışanlar hep güleryüzlü ve herkese yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Yalnız Uykusuz'un standındaki bir bayan pek bir suratsızdı, bir iki hatıra aldım oradan yani ucuz birşeyler aldım diye mi? (ki çok saçma) yoksa ruh hali mi öyleydi bilemedim ama insan biraz güleryüz arıyor, yani bir teşekkür ettiğinizde bir "rica ederim" demek de bu kadar mı zor. Fuarın genelinde güleryüzlü insanlarla karşılaşınca kendisinin bu tavrı şaşırttı beni doğrusu =)

Genel olarak çok mutlu birkaç saat geçirdim fuarda, gönül isterdi ki bir hafta boyunca hergün gideyim =) ama buna da şükür. Şimdi birkaç fotoğraf paylaşayım sizlerle ve sonra neler aldığımı başka bir yazımda paylaşayım;)