26 Mart 2016 Cumartesi

Hafta Sonu Okuması


Geçen yaz yayımlanan bütün bölümlerini bayılarak izlediğim Orphan Black'in yeni sezonu Nisan'da geliyor ve ben de günleri sayarken dizide önemli bir yere sahip olan bir bilim kurgu klasiği Doktor Moreau'nun Adası'nı okumaya karar verdim.

Diziyi izlediğim sıralarda kitabı bulamıyordum ve çok geçmeden İthaki Yayınları bu yeni baskıyı yaptı ve ben de daha önce bahsetmiş olduğum D&R alışverişimde bu kitaba da sahip olmuş oldum.

Dili nasıldır, kendimi kaptırarak okuyabilir miyim, acaba saracak mı hikaye beni derken okumaya başlayınca enfes bir kurgunun içinde buldum kendimi. Aynı o çok sevdiğim bilim kurgu dizilerinden birini izliyor gibiyim. Vakit buldukça elime alıyorum ama rahatlıkla çok kısa sürede okunabilecek bir dile sahip Doktor Moreau'nun adası. Üniversite yıllarından sonra bir kez daha H. G. Wells'le de buluşmuş olduk, ne iyi oldu. Kendisinin daha fazla kitabını okumam gerek.



Tüyap Bursa Kitap Fuarı bu hafta sonu sona eriyor ve ben de zar zor da olsa bu sene de gitme fırsatı bulabildim, çok severek birkaç kitap aldım, umarım kısa süre içinde paylaşacağım sizlerle. Bir yandan onlara bakıp bakıp elime alsam mı diyorum ama sonra Doktor Moreau'nun Adası'nı yarım bırakırım korkusuyla şimdilik sadece onları sevmekle yetiniyorum =)

Herkese mutlu bir hafta sonu dilerim.


20 Mart 2016 Pazar

Pazar Günlüğü #1

Merhaba,

Ülkemizde olan olaylar malum, herkes gibi benim de içim çok sıkkın; umarım baharın gelişiyle bu sıkıntılar dağılır, ülkemizde barış ve huzur ortamı oluşur. Umudumuzu kaybetmemek gerek.

Biraz kafa dağıtmak için ben de bir pazar yazısı yazayım dedim. Hatırlarsanız daha önce bu yazıyı Cuma Günlüğü #1 olarak yayımlamıştım ancak işler öyle yoğun ki Cumaları bu yazı dizisini devam ettirmek çok güç oldu. (Bu aralar zaten aylık yazılarımı ve kitap yorumlarımı bile yazmakta zorlanıyorum). Bakalım bir de Pazar günü deneyeyim istedim; o hafta neler okudum, izledim, vb. notları düşeceğim.

Ne Okuyorum?


Terry Pratchett'la ilk tanışmam Neil Gaiman ile beraber yazdıkları Kıyamet Gösterisi sayesinde olmuştu. Benim çok sevdiğim bir kitaptır Kıyamet Gösterisi; hem onun etkisiyle hem de biliyorsunuz fantastik edebiyata olan ilgimden Terry Pratchett'ın ünlü Diskdünya serisine başlamayı kafaya koymuştum ve sonunda zamanı geldi ve ilk kitap Büyünün Rengi'ne başladım. Kitap bitmek üzere, yirmi küsur sayfam kaldı o nedenle yorumumu ayrıca yazacağım ama beklediğim gibi keyifli bir okuma oldu benim için ;)

Bu hafta sık sık http://www.breeeberry.com'da Bree'nin planlama, günlük tutma ve bunu nasıl yaptığını gösteren yazılarını okudum. Çok keyifli bir blogu var, bana da ilham kaynağı oldu diyebilirim.

Bana alışveriş yapmam konusunda ilham veren blog yazısı =) ise Yechis'in Moleskine alışverişi yazısı oldu. Tam o sırada Moleskine'den free shipping maili gelmişti, ben de küçük bir alışveriş yaptım. Ancak hala onaylanmadı alışverişim ve müşteri hizmetleri de bana geri dönmeyince Twitter'dan onlara ulaştım ama hala ses yok, bakalım hafta başını bekliyorum.

Sevgili Mürekkep Faresi ve Historian da bloglarında güzel bir etkinliğe başlamışlar; mürekkep severler kaçırmasınlar ;) 

Ne İzliyorum?



Şu sıralar sevdiğim yabancı dizileri de pek takip edemiyorum, sıklıkla Youtube'da sevdiğim kanallar ne yayımlamış onlara bakıyorum. Son zamanlarda en çok Jean Bookishthoughts'un videolarını izledim, kitapseverlere tavsiye ederim =)

Herkese şimdiden mutlu, huzurlu, sağlıklı ve güzel haberler alacağımız bir hafta dilerim.


13 Mart 2016 Pazar

Rhodia Defterler

Son zamanlarda defterler üzerine yazıp duruyorum, böyle bir seri gibi oldu, iyi de oldu aslında =) Bugün sevdiğim birkaç yabancı kırtasiye blogunu gezerken bazı defterler gözüme takıldı. Oradan da kendimi Rhodia'lara bakarken buldum.

Klasik turuncu ve siyah renklerinin yanı sıra şimdilerde farklı renklerde defterler de çıkaran marka en çok not defterleriyle tanınıyor. Sekreter tarzı üstten kıvrılan modellerinin çizgili, kareli modellerinin yanısıra Dot-pad denilen noktalı modelleri ve defter çeşitliliğinin artmasıyla şimdilerde farklı modelleri de mevcut.

Klasik modellerin de kendi içinde farklı versiyonları mevcut; uzun, kısa, kare tipi çeşit çeşit boyuta sahip Rhodia defterlerin en önemli yanı bana göre kullanışlı tasarımının yanı sıra çok iyi bir kağıt kalitesine sahip oluşu. Doğrusu not defterlerine yazıp da o kağıdı koparmak içimi acıtmıyor değil =) 


Sonradan çıkardıkları bu renkli, farklı modellerini de çok beğeniyorum. Özellikle beyaz olan Rhodia Ice serisi favorim. Ice serisinin not defteri dışında farklı modelleri de mevcut. Aşağıdaki Side stapled dedikleri modellerinden gördüğüm yerde almak istiyorum =)

Bir de böyle iç cebe sahip deri kılıfları var renk renk. Böyle klasik markaların farklı, kullanışlı ürünler çıkarması çok hoşuma gidiyor.

Bugün bu yazıyı yazmamdaki asıl sebep aslında Rhodia'nın bu rengarenk Rhodiarama defterleri. Aslında yumuşak deri kapaklı olanlar da güzel ama bunların sert, lastikli çeşit çeşit renkteki kapakları çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık 14 farklı renge sahip bu defterlerin A5 ve A6 boyutları ve çizgisiz ve çizgili modelleri mevcut. 


Renkler o kadar güzel ki insan hepsini almak istiyor =) Ama sanırım en beğendiğim Iris ve Lilac renkleri oldu. (Buradan bakabilirsiniz renklere). 

Ben şu ana kadar büyük D&R mağazalarında görüp aldım Rhodia not defterlerini. Sanırım bu beğendiğim Rhodiarama modellerini de görmüştüm ama A5 boyutunda istediğim için ona denk gelmediğimden almadım. Ülkemizde farklı kırtasiyelerde mevcut olması lazım bu markanın.

http://www.rhodiapads.com'da daha birçok farklı modelini inceleyebilirsiniz.

Siz Rhodia defterleri kullanıyor musunuz?

Sevgiler,


*Bütün resimler http://www.rhodiapads.com'dan alınmıştır. / All photos are taken from http://www.rhodiapads.com.

12 Mart 2016 Cumartesi

Boş Defterler? Neler Yazmalı?

Geçenlerde sevgili Yechis'den sürpriz bir paket aldım ve 2 adet çok istediğim hatta yakın zamanda almayı düşündüğüm Moleskine Journal'lar çıktı o güzel paketten. Her zamanki gibi yeni defter mutluluğuyla yanımdan ayırmadan heyecanla bunlara neler neler yazarım düşüncesi zihnimde, günlerdir boş boş ben ona, onlar da bana bakıyor =D Bu da ne zamandır sizlerle paylaşmak istediğim bu yazıma vesile oldu. 

Defter merakımız var tamam. Kimi zaman süsünden, kimi zaman kalitesinden, kimi zaman da çeşit çeşit diğer nedenlerden boy boy defter almadan yapamıyorsanız epey benziyoruz demektir. Kırtasiye ürünlerini ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz ama en çok defter, kalem ve kalem kutu merakım var diyebilirim sizlere, gerçekten karşı koyması zor oluyor. Eskiden biriktiriyordum da ama şimdilerde kullanıp daha sonra yenisini alma düşüncesi pek tabii daha mantıklı geliyor =) Peki kullanacağız ama nasıl, ne için? 

Konu defterler olunca hem bir taraftan kullanım amacına yönelik bir sürü şey geliyor aklıma, hem de uygulamakta nedense zorluk çektiğim de oluyor. Size en kötüsünün  hevesle bir deftere başlayıp, sonra ilk yazdığım sayfaları beğenmeyip onları yırtmak ve oluşan çirkin görüntüyü görmek olduğunu söyleyebilirim. 

Son zamanlarda en sevdiğim şeylerden birinin gerçekten aşkla defter kullanan, çeşitli amaçlarla defter tutup onları Instagram'da paylaşan hesapları takip etmek olduğunu söyleyebilirim. Örneğin; Ellbrt'nin ve Jose Naranja'nın yaptıklarını hevesle ve ilgiyle takip ediyorum ve ne zaman yeni bir paylaşımlarını görsem bana da heves geliyor. 

Benzer bir şekilde daha çok öğrencileri ilgilendiren #studyblr etiketi altında Tumblr'da yapılan paylaşımların da birçoğu çok hoşuma gidiyor. Yabancı öğrencilerin ders çalışma hevesi ve bunu kendilerine zevk alacakları bir şekle döndürmelerini çok takdir ediyorum.

İşte ilham perileri her ne kadar ortada olsa da bunları kağıda dökmek çok kolay olmuyor. Dün wellappointeddesk.com'daki bir yazıya pinterest'te denk gelince de bunu düşündüm. 13 Things To Do With All Those Blank Notebooks isimli yazıda boş defterlerinizle neler yapabileceğinize dair birkaç fikir paylaşılmış. Size bahsettiğim Instagram profili sahiplerinin de "Commonplace Notebook" fikri çok ilgimi çekiyor. İlginizi çeken hemen her konuyla ilgili yazdığınız türde bir defter, adeta kendinize ait bir ansiklopedi. 

Kısacası aklımda günlük, kitaplarla ilgili bir defter, iş ile ilgili bir defter, tarif defteri, dizi/film defteri, not defteri... gibi hepimizin aklında gelebilecek çeşitli fikirler olsa da bu yazıyı yazmadaki amacım size defterlerinizi ne gibi amaçlarla kullanıyorsunuz sorusunu sormak ve daha çok yeni fikirler edinmek =) 

Ne zamandır bu soruyu sormak ve sizin değerli fikirlerinizi almak istiyordum; defterlerinizi nasıl, ne için kullanıyorsunuz ve sizin de bu amaçla takip ettiğiniz, size ilham veren Instagram/Tumblr/Pinterest... hesapları var mı?

Sevgiler,