30 Ekim 2017 Pazartesi

Ekim Ayı Kitap Alışverişi


Merhaba,

Bir önceki "Ne Okuyorum?" yazımda belirttiğim üzere son dönemde Sait Faik kitapları okumak istedim ve ilk olarak ne zamandır okumak istediğim bu iki kitabını aldım. Az Şekerli'yi kısa bir sürede keyifle okudum ve iyi ki almışım dedim hep okurken.


Az Şekerli'yi keyifle okuyunca hemen ardından Havuz Başı'na başladım; bu kitap da öyle güzel ki... bu biraz ağır gidiyor çünkü bu aralar biraz yoğunum ama çok severek okuyorum. Sait Faik Abasıyanık'ın kitap kapakları ne kadar güzel değil mi?


Aldığım kitapları öyle sevdim ki bir sonraki kitapçı ziyaretimde fotoğrafta görmüş olduğunuz Şahmerdan'ı ve Sabahattin Ali'nin öykü kitabı Sırça Köşk'ü aldım. Aylak Adam uzun zamandır elimde olan bir kitap.

Ekim ayı kitap alışverişim bu kadar. Beni çok mutlu eden kitaplar aldım bu ay.

Ekim ayında siz kitap alışverişi yaptınız mı, neler aldınız? Eğer blogunuzda yazdıysanız linkini bırakmayı unutmayın =)

Sevgiler,


16 Ekim 2017 Pazartesi

Ne Okuyorum?


Merhaba,

Geçen akşam kitaplığıma bakarken Sait Faik okumayı ne kadar özlediğimi farkettim. Bu aralar çok fazla sırt ağrısı çekiyorum, küçük bir tedavi dönemindeyim ve beni ne keyiflendirir derken aklıma Sait Faik hikayeleri geldi. Sait Faik'in hikayelerini okurken kendimi Haziran ayının başında henüz okullar tatil olmamış, yaz gelmiş ama bunaltmıyor, tişörtleri giymişiz, güneş hafiften yakarken burnumda deniz kokusu, şehrin sokaklarında dolaşır gibi hissediyorum =) Pek bir romantik oldu böyle yazınca ama içimi ısıtıyor bu düşünce.


Ama bir taraftanda sonbahar geldi, Az Şekerli'nin kapağı da sonbahar havası taşıyor. Sıcacık kestane, taza demlenmiş çay ve battaniyleri sonbahar / kış akşamında okunacak hikayeler...

Bu iki kitap beni böylesine mutlu etti işte. Dün D&R'a Az Şekerli'yi almak için uğramıştım ama Havuz Başı da ne zamandır listemdeydi hemen onu da aldım.



Ve Az Şekerli'yi okumaya başladım. Açıkçası tam istediğim gibi, harika bir hikayeyle başladı kitap, çok mutluyum.

Siz Sait Faik hikayelerini okumayı sever misiniz?

Herkese iyi haftalar!


14 Ekim 2017 Cumartesi

Bebek Kitapları -1


Bugün size çok sevdiğim iki bebek kitabından bahsedeceğim. Piyasada ilk kelimeler kitabı çok fazla ama benim için kitabın içeriği kadar tasarımı, çizimleri de çok önemli. Bu kitaplarda içerik bazen gerçekten çok gereksiz resimlerle dolu olabiliyor; özellikle de başlangıç için bana göre çok da gerekli olmayan kelimeler 10 kelimelik kitaplarda yer almış oluyor. Bunları inceleyip elemekte fayda görüyorum. Birçok kişi daha gerçekçi resimlerin yer aldığı kitapları da tercih edebilir, ben şu an için pek gerekli görmedim, daha sevimli kitaplar ilk tercihim doğrusu.



Henüz kızım konuşmuyor ama artık dünyayı daha iyi anlıyor, kendini ifade etmeye çalışıyor ve İlk Kelimeler Kitabım Evdeyiz son bir aydır epey ilgisini çekiyor. Bu beni çok mutlu ediyor çünkü çok beğendiğim bir kitap ve Mikado Çocuk Yayınları'nın bu tip kitapları çok güzel. Ben ilk kez Instagram'da çok severek takip ettiğim birinde görmüştüm ve yalnızca bunu aldım ama şimdi diğerlerini de almayı düşünüyorum.



Gördüğünüz gibi çizimler çok şirin, çok sevimli detaylar var. Kızımın epey ilgisini çekti, bu aralar beraber keyifle bakıyoruz, parmağıyla gösteriyor, soruyor ve konuşmaya başladığında da keyifle okuamaya devam edeceğimizi düşünüyorum.




Bu kitap İtalyanca, bana yurtdışından gelmişti. Bunu fikir vermek amaçlı koymak istedim. Pop-up kitaplara benziyor, sayfaları çevirdikçe ayıcığın surat ifadesi değişiyor. Ben de İtalyanca bilmiyorum ama kitabın sonunda annesine kavuşuyor biz de bunun üzerine bir hikaye uydurduk =D Boyutu küçük pop-up tarzı kitaplar da epey eğlenceli oluyormuş, çok eğleniyoruz. Bir de oyuncağı var bu kitabın, kitaplara oyuncakların eşlik etmesi de iyi oluyor, kızım henüz anne demedi ama ayıcığa Bobo  diyor mesela =D

Şimdi ilk kitabın diğer versiyonlarını da almayı düşünüyorum, umarım ilginizi çekmiştir bu yazı da =) Böyle tavsiyelere her zaman açığım ;)

Sevgiler,




11 Ekim 2017 Çarşamba

Haftanın Kalemleri


Merhaba,

Bu haftanın kalemleri epey bir kalabalık :) Hepsini o kalem kutuya sığdırabildin mi diyeceksiniz ve cevabım evet olacak :) Bu kalem kutuyu cok seviyorum, göründüğünden epey kullanışlı.


Bu haftaki kalemlerim bir önceki haftanınkilerle hemen hemen aynı. Daha çok sonbahar renklerini taşıyorum yanımda bu aralar. Ama pembesiz olmuyor :)

Siz de çok renkli bir kalem kutuya mı sahipsiniz? Yoksa yanımda bir iki kalem olsa yeter diyenlerden misiniz?

Sevgiler.



8 Ekim 2017 Pazar

Hafta Sonu Ne Okuyorum?

Bu başlıkta Instagram'da da bir hashtag başlattım, siz de katılın neler okuyoruz paylaşalım ;)

Benim için oldukça verimsiz bir okuma haftası oldu. Çok fazla sırt/bel/kas ağrısı çektiğim ve şu an bile zor yazdığım, bir haftaydı. The Office izledim, çok az okuma yaptım.


Hafta sonu için kendime daha önce okuduğum (blogda yorumu var), hafif ama çok keyifli bir kitap seçtim. Bu kitabın ben de New York olanı da var ama Roma ve Paris'i almadım. Elimi çabuk tutup alsam iyi olur aslında çünkü sanırım NTV Yayınları kapanmış =/ Bu tarz eğlenceli bilgiler içeren kitapları çok seviyorum, şimdi YKY'de çocuk kitapları bölümünde bir seri keşfettim, onlarda da gözüm var.


Bu hafta bu kahverengi defteri aldım, aslında ışığa göre bazen bordo gibi gözüktü gözüme ama bence kahverengi =) Keskin Colour'ın bu yumuşak kapaklı defterleri sanırım üretilmiyor artık, ben hiç bir yerde göremiyorum, bunlar da bir kırtasiyede çok az miktarda vardı, ben daha önce birini almıştım bunu da almaya gittiğimde zor bulduk, en görülmez yere kaldırmışlar. Bir kahverengi takıntısıdır gidiyor bakalım, dün de kitap defter taşımalık şahane bir mini çanta aldım onu da paylaşacağım daha sonra =)

Blogda geçenlerde bahsettiğim kahverengi kalem kutuya websitesinden bakarken grisi de çok hoşuma gitti ve bu hata Instagram'da bir anket yaptım; çok yakın olsa da sonuçlar Kahverengi önde =) Sanırım ben de onu alacağım ama belki daha sonra griyi de alırım =)

Genel bir haftalık değerlendirme yazısı oldu, aslında o tarz yazılar yazıyordum blogda ve hatta çok seviyorum bu hafta ne okudum, ne izledim vs. Şimdilik böyle oldu ama önümüzdeki haftalarda o başlık altında da yazacağım. 

Uzun zaman sonra dilediğim gibi aktif olduğum bir hafta oldu, umarım böyle de devam eder. Beni en mutlu eden şey de hala okuyucularımın olması, yorumların gelmesi. İyi ki varsınız =)

Herkese mutlu bir pazar günü dilerim.






5 Ekim 2017 Perşembe

Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Evrenin Sonundaki Restoran - Douglas Adams



Netflix'te Dirk Gently's Holistic Detective Agency'i izledikten sonra hemen hemen aynı dönemde yeni basımını Alfa Yayınları'nın yapmasıyla uzun zamandır istediğim Otostopçunun Galaksi Rehberi dünyasına adımımı attım. Bu arada Ekim ayı planlarımı yazdığım yazımda bu ay için Dirk Gently'nin yeni sezonunun başladığını not düşmemişim ama ben bu ay izleyip izleyemeyeceğimi bilmiyorum, yine de söylemiş olayım; uçuk kaçık, aşırı eğlenceli bir Douglas Adams hikayesi ve harika oyuncular var.



Kitaplara dönecek olursak; tam olarak beklediğim gibi, eğlenceli, dinamik, oldukça renkli ve ayrıntılı bir hikaye örgüsüne sahip bir bilim kurgu Otostopçunun Galaksi Rehberi. Yazarın anlatım dilinin zenginliği şaşkınlık yaratacak derecede ayrıntılı ve insanı boğmayacak derecede keyifli. Karakterlerin absürdlüğü, anlatılan hikayenin eğlenceli ve komik yanıyla tadından yenmez bir bilim kurgu ortaya çıkarıyor. İlk kitabı defalarca kahkahalarla elimden bıraktığımı biliyorum =)

İlk kitabı okurken altını çizdiğim çok fazla yer oldu; hem merak uyandıran, hem güldüren, hem de bunu unutmamalı dediğim yerler; hayat üzerine, yaşam üzerine notlar.

Ve ilk kitapta en sevdiğim bölüm ise bir ispermeçet balinası ile saksıdaki petunyaların düşüşü ile ilgili bölüm =))

İkinci kitap Evrenin Sonundaki Restoran da çok keyifliydi ama bir geçiş kitabı kurgusundaydı sanki, ilk kitaba göre daha az sevdiğimi söyleyebilirim. Her iki kitapta da hikayeyi sevdiren ayrıntılı dil ve yaratılan merak duygusu okumayı keyiflendiriyor. Özellikle ikinci kitabın sonunda doğru anlaşılan ve çözümlenen bazı kısımlar çok güzeldi.



Üçüncü kitap için biraz ara vereceğim, çünkü elimdeki kitapları okuamayı hedefliyorum bu aralar. Ancak çok uzun ara vermeden, unutmadan devam etmekte fayda var. Douglas Adams harika bir edebi kurgu yaratan, aşırı eğlenceli bir yazar, özellikle bilim kurgu severlerin kaçırmamasını mutlaka bir kitabını okumasını tavsiye ederim.

Eğer ilk iki kitabı okuduysanız, yorumlarınız nedir, mutlaka yazın =)

Sevgiler,


3 Ekim 2017 Salı

Haftanın Kalemleri


Merhaba,
Haftanın kalemleri fikrini sevgili blogger Mürekkep Faresi'nden görüp Instagram'da paylaşmaya başlamıştım (şu anki hesabı toprakci_'da paylaşım yapıyor). Arada aklıma geldikçe Instagram'da paylaşıyorum ama hazır bloga tamamen geri dönmüş hissederken kendimi burada da düzenli bir şekilde paylaşayım istedim.

Bu başlıkta o hafta kullanmak istediğiniz, kalem kutunuzda bulunan kalemlerinizi paylaşıyorsunuz. Eğer benim gibi çok fazla kaleminiz varsa her hafta değişiklikler yapabilir, yeni, farklı kalemler de deneyebilirsiniz. Dolma kalem severler için de renk renk farklı mürekkepler deneme fırsatı yaratabilir.

Bakalım bu haftanın kalemleri neler?


Görmüş olduğunuz üzere bu hafta kullanmış olduğum kalem kutuya sığmayacak derecede kalem seçmeyi başarmışım =D Bunun başlıca nedeni içlerinde çok yeni kalemler olması. Bu kalem kutuyu birkaç sene önce H&M'den almıştım, H&M'in kalem kutularına ve hatta kalem kutu olabilen makyaj çantalarına bayılıyorum, zaten markayı çok seviyorum genel olarak. Küçük ama 6-8 kalem alabiliyor duruma göre. Evde çok fazla kalemim ve kalem kutum var ama ben yine bir kalem kutu arayışındayım, nedense hep böyle oluyor, şu aralar aklımda bir kalem kutu var ve bana evdekilerin hiç biri işime yaramıyor gibi geliyor. Aklımdaki de şu;


Açıkçası bana biraz pahalı geliyor ve evde onca kalem kutu varken almamalıyım diyorum ama bir yandan da şekli, rengi ve materyali de beni al diyor =D hatta yanında takım diğer ürünlerimi de al diyor =D 2 senedir bakıp bakıp almıyorum, şimdi zam da gelmiş çok sinir bozucu =D 


Haftanın kalemleri konusuna geri dönecek olursak; baştan sona bu hafta için seçtiklerim şunlar:

  • Tombow Mono silgi
  • Legami kurşun kalem
  • Staedtller Tradition 
  • Stabilo Pencil 160
  • Faber Castell Albrecht Dürer Kaltgrau II, Cold Grey II
  • Stabile Pen 68 Açık Gri
  • Stabilo Point 88 Fine Açık Gri ve Gri
  • Paper Mate Ink Joy Gel 0.7 Koyu Mavi ve Kahverengi
  • Faber Castell Colour Grip Açık Kahverengi ve Koyu Kahverengi
  • Zebra Sarasa Viridian 0.7 ve Blue Black 0.7
  • Pilot Frixion Colours Pink


Bazı renkelrin isimleri kalemlerde yer almıyor o nedenle kendim isimlendirdim. Eğer benim gibi bir kırtasiye severseniz böyle şeylere öenm veriyorsunuz demektir; renklerin isimlerini kalem üzerinde görmek beni mutlu ediyor. Yoksa araştırıyorum ve öğrenmeye çalışıyorum kimi zaman. Mesela Blue Black; böyle siyahlı karışımlar var nasıl hoşuma gidiyor. Uni Ball'da ---black şeklince renklendirmeler çok var; istediğim bir seri var ama çok pahalı o nedenle öncelikle elimdeki kalemelr bitsin istiyorum.

Elimdeki kalemleri bitirmenin önemini gün geçtikçe daha iyi anlamaya başladım; mesela Zebra Sarasa'lar kimi zaman çizik çizik yazıyor ve daha sonra kuruyorlar. Uniball Signoları asla bitirmeyi başaramadım hep kuruyorlar! Zebra Sarasa renk çeşitliliğini ve markayı seviyorum ama H&S Kırtasiye hesabında Yeliz hanım sayesinde tanıdığım Paper Mate Ink Joy markası kesinlikle denediğim en harika jel kalem. Kuruma yapar mı yapmaz mı şimdilik bilmiyorum ama çok beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim, bir yerlerde görürseniz mutlaka deneyin.



Son olarak kısaca renkli kurşun kalem boyaları nasıl kullandığımı da söyleyeyim; aslında üniversite yıllarından kalma bir alışkanlık. Beşiktaş'ta Kabalcı'ya gidip böyle tek tek satılan Derwent gibi markalardan bu kalemlerden alır, kitaplarımda bir nevi highlighter olarak alt çizmek için kullanırdım. Yine renklerin isimlerine bakmaya bayılırdım, farklı, değişik renkler seçerdim. Burada da son zamanlarda aldıklarımı görüyorsunuz. Sonbaharın gelmesiyle kahverengi, soğuk gri gibi renkler daha da hoşuma gitmeye başladı.



Siz son zamanlarda hangi kalemleri kalem kutunuzda bulundurmayı seviyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum, sevgiler.


1 Ekim 2017 Pazar

Ekim 2017



Yıllık Okuma Planı

2017 Reading Challenge

2017 Reading Challenge
RenkliKitap has read 15 books toward her goal of 120 books.
hide

Goodreads'te bu sene okuma hedefimi 120 kitap olarak belirlemiştim. Açıkçası bu hedefe ulaşamayacağımı en başından beri biliyordum ama o zaman da söylediğim gibi önemli olan beni mutlu ve motive edecek bir hedef koymuş olmam. Her sene yılın ilk günü bu hedefi koymaya ve başkalarının hedeflerini de görmeye bayılıyorum. Bu sene minik bir bebekle bence yine de iyi iş çıkardım =D Nedenim belli ve ne olursa olsun bu yoğunlukta birşeyler okumuş olmaktan çok mutluyum. Şimdi hedefimi güncelliyorum ve daha mantıklı bir yere çekmeye çalışacağım; ayda 1 kitap bile bitirebilsem şu an benim için çok iyi; minik kızım yürümeye başladığı ve her gördüğü şeyi ağzına atmaya çalıştığı için devamlı bir koşuşturmaca var =D ve bana kalan kısıtlı zamana 5 kitap koyup hedefimi 20 yapıyorum =) Geçebilirsem ne ala =D

Aylık Okuma Planı


Sonbahara girdiğimizden beri havaların da serinlemesiyle içim kıpır kıpır, birçok şey okumak, izlemek, yapmak istiyorum. Bu sonbahar için aslında yalnızca Yüzüklerin Efendisi'ni okuyup bitireyim diye düşünmüştüm ama çok az kitap okumaya vaktim olduğundan kitaplar elimde sürünebiliyor, o nedenle cesaret edemedim bu fikre. Aynı nedenden ötürü Taht Oyunları'nın ikinci kitabına devam edip etmeme konusunda da kararsız kaldım. O yüzden şöyle düşündüm; kendime kitaplıktan bu görmüş olduğunuz kitapları seçtim ve öncelikle oldukça sürükleyici ama başlayıp yarım bıratığım Elric Ruh Hırsızı'nı ilk okuyacağım kitap, Londra Bilmek İstediğiniz Her Şey (daha önce okumuştum, blogda yazısı var) ikinci kitabım olarak seçtim.

Kitaplığımda ne yazık ki başlayıp, yarım bıraktığım (sevmediğimden değil) çok kitap var, bu listede de onlardan birkaçını görüyorsunuz. Yarım kitaba da geri dönmek çok zor oluyor, nasıl bir açgözlülükse devamlı yeni kitap okumak istiyorum. Neyse kısacası yarımları bitirmeye çaba göstereceğim önümüzdeki günlerde.

Kraken ise daha önce okuduğum bir kitap değil, onu da baktım diğerlerine konsantre olamıyorum elimde yepyeni, ilgi çekici bir kitap da olsun diyerek listeye ekledim.

Bu ay öncelikli 2 kitabım var, diğerlerinden de okuyabilirsem çok güzel olur. Bir de benim ders çalışır gibi zaman zaman okuduğum kurgu dışı kitaplarım var, onları bir kerede okuyup bitirmediğim için aylık listelere dahil etmiyorum. Dergi olarak da önceliğim SabitFikir ve bir de bu aralar cuma günleri Hürriyet'in KitapSanat ekini okuyorum, onun dışında görüp beğendiğim bir dergi olursa alırım. Bir de arada çizgi romanlar alıyorum, onlar çok kısa sürede okunuyor, önceden belirlediğim yok şimdilik ama ay sonunda okuduğum olursa paylaşacağım.



Şu Anda Ne Okuyorum?


Bu Ay İzlemeyi Düşündüklerim


Son zamanlarda  izlediğim tek dizi The Office. Yıllardır izlesem mi diye düşünüp en sonunda başladığım ve Seinfeld'den sonra bayılarak izlediğim en harika komedi dizisi oldu diyebilirim. Karakterlere, hikayeye, oyunculuklara ve kurguya bayıldım. Şu an 5. sezondayım, bu ay da muhtemelen yalnızca dizi olarak The Office'e devam ederim.

Film olarak şu an için bir planım yok; Minions'ı çok seviyorum belki son filmlerini izleyeceğim, bir de eski romantik filmlere bakabilirim; Mesajınız Var gibi =)

***

Ekim 2017 planlarım böyle. Siz de benim gibi sonbahar için heyecanlı mısınız? =) Bu ayki okuma hedefleriniz neler? Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler.






30 Ağustos 2017 Çarşamba

Okullar Açılıyor #1 - Kurşun Kalemler



Merhaba,

Bir "Back to school" denilen "Okula geri dönüş" yazı dizisi hazırlayayım dedim ama biliyorsunuz ki benim için bu günlerde bilgisayar başına oturmak zor, bunu telefondan yapmaya çalışacağım umarım keyifle okursunuz. Akşam akşam böyle bir işe girişince fotoğraf kalitesi de pek harika olmadı ama idare ediverin lütfen :) 

Farklı olsun "Okullar Açılıyor" olsun dedim bu yazı dizisinin ismini; pek tabii bu yazı dizisinin isim başlığını siz de blogunuzda kullanabilirsiniz ama bana link verirseniz isim sahibi olarak çok memnun olurum.

Burada en iyi, en harika tavsiyesi vermekten ziyade yine kişiselleştirip beğendiğim ürünlerden bahsedeyim istedim yani kalite konusu tabii ki tartışmaya açık. İlk başlığımı kurşun kalemlere ayırdım çünkü benim en favori kırtasiye ürünlerimden biri olmakla birlikte bana göre kurşun kalemsiz bir kalem kutu düşünülemez :)


Herkesin yazmayı sevdiği kurşun kalem derecesi eminim farklıdır. Benim tercihim mümkünse 2B yumuşaklığına sahip olması yönünde. Seçtiğim kalemlerin ilki de bu yumuşaklığa sahip kalemler üreten Stabilo markasına ait. Genel olarak silgili kurşun kalemleri çok seviyorum ama buraya Stabilo'nun pencil 88 kalemini de eklemeliydim, çok hafif oluşuna ve point 88 ile takım kullanmaya bayılıyorum. Stabilo çok geniş bir kurşun kalem yelpazesine sahip,  hemen herkes istediği türde bir model bulabilir. Dixon Ticonderoga bence bu grubun en havalısı. Hem tasarımı bakımından hem de kalitesi oldukça başarılıbir kurşun kalem. Tombow Junior bebek pembesi ve mavisi renklerine sahip HB kurşun kalemler ama 2B yumuşaklıdığında yazıyorlar. Daha sevimli kalemlerden hoşlananlar için de bir sürü seçenek mevcut kırtasiye dünyasında. Benim en sevdiklerimden biri hello kitty karakteri ve onun hemen yanındaki Faber Castell markasına ait Üstünde Paris yazılı kalem de farklı alternatiflerden biri. Yalnız Faber Castell markası kalemler genellikle HB derecesinde yazıyor. Adel markasına ait kalemler oldukça sevimli desenlere sahip, yine HB derecesi,  oldukça geniş bir yelpaze sahip bu marka da.  Hemen yanındaki yeşil silgili kurşun kalemi Rossmann'dan çoklu pakette aldım, HB ve 2H kalemlerden oluşan bir paketti ve ilk kez sanırım 2H denemiş oldum.  Ben bu kalemlerin kalitesini beğendim ve açıkçası Rossmann'ın kırtasiye ürünlerini genel olarak beğeniyorum. Post-it markasının kalitesinde ayraçları (Türkçesi doğru oldu mu acaba kitaplara işaret olarak koyduğumuz tab olanlar) ve Lamy ile uyumlu kartuşları favorim. Faber Castell HB  üretiyor genellikle dedim ama bu kırmızı silgili kalem yeni bir seri ve 2B yumuşaklığına sahip, bu modellere bayıldım ve oldukça güzel yazıyorlar.  Son olarak Staedtler ve Rhodia belki bulunması güç ama oldukça beğendiğim iki yabancı marka, severek kullanıyorum denemenizi tavsiye ederim. Son da gördüğünüz kurşun kalem ise kırtasiyede denk geldiğim bir Pakistan markası. Siz bu kalemlerden daha önce gördünüz mü ya da kullandınız mı? İlk kez denk geldim ama oldukça güzel özellikle de inci renklerine bayıldım.


Elimde bulunan kurşun kalemlerden bir seçmece yapmaya çalıştım, hem size bir fikir olsun diye hemde beğendiklerimi paylaşmak istedim.  Piyasada daha çok farklı çeşit çeşit marka kurşun kalem mevcut ama asıl  konumuz okula alacağınız bir kalem olduğunu düşünürsek tabii ki içlerinden en kalitelisini ve size yazarken hem keyif veren hem de kolaylık sağlayan bir modeli seçmek en doğrusu.

 Bu yazımı okula geri dönüş temasında yazıyor olsam da benim gibi meslek sahibi olanlar da eminim bu dönemde alışveriş yapmaktan keyif alıyordur. Siz paylaştığım kurşun kalemlerden   Kullanıyor musunuz? Sizin beğendiğiniz kurşun kalem markaları veya modelleri hangisi?

En başta da söyledigim gibi yazıyı telefondan hazırladığım için yazım yanlışları gözümden kaçtıysa ve fotoğraf kalitesi için de özür dilerim :)

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Sevgiler.


12 Ağustos 2017 Cumartesi

Kitaplar ve Okuma Üzerine 'Bullet Journal'



Merhaba,

Geçen gün Instagram'da bu görselin altında bir soru sormuştum; ya ilgi çekmedi ya da Instagram'ın genel durumu fotoğrafı beğen geç şeklinde arada kaynadı bu sorum. Ben de bloga yazayım istedim ki zaten burada hep çok güzel yorumlar oluyor, değişik fikir alışverişleri yapılabilir diye düşündüm.

"Bullet Journal" gibi yalnızca kitap için tutulacak bir günlükte sizce neler olmalı? Ben de Moleskine Book Journal var, okuduğunuz kitaplar hakkında bilgileri, alıntıları, yorumları yazabileceğiniz ve farklı bilgiler, alışveriş listeleri vb yazılar ekleyebileceğiniz sayfaları var, daha önce burada da birkaç defa paylaşmıştım. Ama kendiniz böyle bir günlük tutsanız, yani popüler "bujo" tarzı, farklı neler eklerdiniz? Yabancı bazı hesaplarda değişik sayfalar görüyorum ama sadece kitap günlüğü/book journal tarzı örnekler görmedim, bildikleriniz varsa paylaşırsanız sevinirim.

Bunu direkt Instagra paylaşımımdan kopyaladım yani kısaca şu meşhur "bullet journal"lardan yapmak istiyorum; belli bir temada kendi günlüğünüzü oluşturuyorsunuz. Bunu genelde ajanda şeklinde yapıyorlar ama farklı temalar da ekliyorlar içine. Ben bu kadar genel olmaktan ziyade sadece kitap üzerine her gün birşeyler yazabileceğim bu tür bir ajandam olsun istedim. Aklımda birkaç fikir var ama sizin önerilerinizi de bekliyorum.

Sevgiler,



28 Temmuz 2017 Cuma

Temmuz Bitmeden Bir Güncelleme ;)


Merhaba,

Bir güncelleme yazısı yazayım istedim =)

Blogda dilediğim kadar aktif olamıyorum bu sene ama şu an için emekleyen minik poponun peşinde koşmakla meşgulüm =D Ufak ufak adımlar da atmaya başladı kızım, bana bu dönemin epey yorucu olacağını söylüyorlardı gerçekten öyleymiş =D önceleri de çok yorucu geliyordu ama zamanla yorgunluklar unutuluyor, tatlı anlar kalıyor insanın zihninde.

Epey yorucu, koşuşturmacalı, akşam olunca yorgunluktan bayılmalı =D günler geçiriyorum; çok tatlı ama gerçekten yorucu =D Okuyorum, yazıyorum, izliyorum ama tabii ki eskisi gibi değil. Blogu güncellemek için bilgisayar karşısına geçmek zor geliyor, Instagram daha hızlı ve kolay tabii. Sıklıkla orada paylaşım yapıyorum ama daha derinlemesine yazmak her zaman blogda daha keyifli.

Kısacası vakit buldukça yazacağım =)

Görüşmek üzere,



2 Haziran 2017 Cuma

Hafta Sonu Okuması

Merhaba,

Eski başlıklarımdan biriyle yani Hafta Sonu Okuması'yla blogumu canlandırayım bugün dedim. Bir süredir okumak istediğim yazarlardan biri Jules Verne'di. Sabit Fikir Mayıs sayısında da Jules Verne öyle güzel işlenmişti ki en kısa zamanda bir kitabını okumalıyım dedim ve çok merak ettiğim Karpatlar Şatosu'nu aldım.

Instagram'da hikayeler kısmında paylaşmıştım; iki baskı arasında kaldım, açıkçası başka yayınevlerine bakmak aklıma da gelmedi, Alfa ve İthaki. ikisini de inceleyince gördüm ki bir fark yok, çevirmenleri aynı ben de içi resimli olan Alfa baskısını tercih ettim. Instagram'da paylaştım sanıyordum ama fotoğrafını eklememişim o nedenle internette bulduğum bir fotoğrafını ekliyorum buraya.

Alfa Yayınları'nı zaten genel olarak çok beğeniyorum; her alanda çok başarılı, özenle basılmış ve çevirileri oldukça iyi kitapları var. o nedenle bu harika baskıyı seçtiğim için de mutluyum.

Bir hafta olmak üzere 89. sayfadayım. Başlarda Jules Verne'in tasvirlerine odaklanamadım ama sonradan alıştım. Ne kadar detaylı yazıyor, inanılmaz. Böyle büyük yazarları okurken zekalarına ve yeteneklerine hayran kalmamak ne mümkün. Şimdi hikayenin heyecanlı yerlerine geldim ve merakla okuyorum.

Jules Verne'in diğer bilindik kitaplarını çocukken okudum ve çizgi filmlerini izledim yani konulara hakimim. ama biliyorsunuz ki genelde çocuklara kısaltılmış versiyonları okutuluyor ve çizgi filmlerde/filmlerde de kopukluklar, değişiklikler oluyor. O nedenle bildiğimi düşündüğüm kitaplarından da okumak istediklerim var. Özellikle 80 Günde Devri Alem ve Balonla Beş Hafta en merak ettiklerim şu an. Muhtemelen yine Alfa Yayınları baskılarını alacağım, kapakları da çok güzel, hoş bir seri oluştururum böylelikle.



Bu hafta sonu benim elimde Jules Verne'den Karpatlar Şatosu olacak, peki siz ne/neler okuyorsunuz?

Sevgiler,